Yerli Otomobil Üzerine

Yerli otomobil imalatı uzun zamandır Türkiye gündemini meşgul etmektedir. İlk yapılan açıklamalardan yerli otomobilin Türkiye’de tasarlanacağı, prototipinin ve testlerinin yapılacağı, üretim tesislerinin kurulacağı ve tip onaylarının alınarak pazara sunulacağı beklentisi öne çıkmıştır. Hükumet politikası olarak yerli otomobilin özel sektör tarafından yapılması için çeşitli teşviklerin verileceği çeşitli platformlarda kamuoyu ile paylaşıldı. Bu konuda özel sektör ve özellikle otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmalar ile çeşitli toplantılar düzenlenerek bilgilendirmeler yapıldı ve sektörün görüşleri alındı.

Yerli elektrikli otomobil yapılması konusunda 2012 yılında bir ihale açıldı. Bu ihale kapsamında 100 milyon TL destek verileceği belirtildi. İhale Anadolu Isuzu tarafından kazanıldı. Teşvikin 50 milyon TL’ye indirilmesi ile ihale bir sonuca ulaşamadan sona erdirildi.

Yerli otomobili yapacak bir babayiğit arandı. Süreç ilerlerken uzunca bir zaman yerli otomobilin yapımını üstlenecek bir kuruluş ve bir babayiğit ortaya çıkmadı. Bu süreçte yerli otomobil yapımını birileri üstlenmez ise B planının ne olacağı konusunda bir çalışmanın yapılmadığı görüldü. Yerli otomobilin yapımını üstlenmesi beklenen kurumlar aslında Türkiye’de patent ile yabancı ortaklarla birlikte üretim yapan firmalar olduğu ve bunlar ile çeşitli görüşmelerin yapıldığı ifade edildi. Bu firmaların yerli yeni bir otomobil yapımı ile ilgili bazı problemler şöyle sıralanabilir:

-Yabancı ortaklar ile olan anlaşmaların bağlayıcı yönlerinden dolayı Türkiye’deki yerli otomobil yapımı konusundaki yeni duruma göre pozisyon alınamaması,

-Yabancı ortaklar ile bağlayıcı bir anlaşma olmasa bile patent alınarak sürdürülen üretim ve satışın daha karlı olması ve yeni bir otomobile göre nerede ise bir risk içermemesi, yeni yerli otomobilin geleceği ve pazardaki durumunun ne olacağı ile ilgili bir öngörüde bulunulamaması,

-Ülkemiz ekonomisinin halen kırılgan bir yapıya sahip olması ve yatırımcılar tarafından halen riskli olarak görülmesidir.

Bu arada basında yerli otomobil yapıldığına dair çeşitli haberleri ve prototip araçların resimlerini görmek de mümkün olmaktadır. Bu haberlere konu olan otomobillerin büyük bir kısmının ciddiye alınabilecek bir yönünün olmadığı görülmektedir. Dikkate alınabileceklerin ise kamuyu ikna edebilecek düzeyde olmadığı, bu konuda herhangi bir desteğin verilmemesinden anlaşılmaktadır.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken kamu tarafından kurulacak yeni bir şirket ile yerli otomobilin yapılıp, yapılamayacağı hususunun da bir alternatif olarak tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. İlk baştan beri bu şekilde bir yol izlenmiş olsa idi belki şu anda bir sonuca ulaşılmış olabilecekti. Kamu tarafından kurulmuş ve yönetim olarak özerk yapıya kavuşturulmuş oldukça başarılı şirketler ile çeşitli alanlarda üretimler yapılmakta ve önemli başarılar elde edilebildiği görülmektedir. Türkiye’nin bu konuda önemli tecrübesi vardır. Gelinen noktada benzer bir oluşum ile yerli otomobil yapımı için faaliyetler yürütülmesi B planı olarak değerlendirilmesi gereken en önemli seçenek olarak ortaya çıkmaktadır. Böylece özel sektör tarafından üstlenilemeyen yerli otomobil üretilmesi görevi, kurulacak özerk bir kamu kurumunca yürütülebilecektir. Oluşturulacak olan bu özerk kurum halka açık bir şirket olarak yapılandırılarak hisse satışı ile finansman desteği de sağlanabileceği ve kamuya önemli bir yük getirmeyeceği de tahmin edilmektedir. Yerli özel şirketlerden talep edenler de kurulacak bu özerk şirkete ortak olarak yerli otomobil üretim süreci içerisinde yer alabileceklerdir. İstekli olan özel sektör kuruluşlarından da bu şekilde faydalanılabilecektir.

Yerli otomobil üretimi ülkemizde önemli ölçüde bilgi birikimi ve istihdam imkanı sağlayacaktır ve hedeflerden en önemlisi de budur. Türkiye’nin ulaşmış olduğu Kişi Başına Düşen Milli Gelir düzeyinden bir üst basamağa geçebilmesi için yerli otomobil üretilmesi en önemli hedeflerden birisidir. Yerli otomobil üretiminde beklenti bilgi birikimi oluşturmak,  ihracatı artırmak, ithalatı azaltmak ve istihdam oluşturmak suretiyle ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaktır. Aynı zamanda yan sanayinin canlanması ve üretim sürecine katılması sağlanacaktır.

Gelinen noktada Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yurt dışından bir aracın mülkiyet haklarının alınması ile çalışmaların sürdürüldüğü ve yerli otomobilin bu yapı üzerine inşa edileceği, yerli otomobilin bir elektrikli araç olacağı, bu konuda ilgili çalışmaları Tübitak MAM’ın yürüttüğü, bu aracın ilk tanıtımının Haziran 2018’de yapılacağı, yılda bin araç üretiminin yapılacağı bir platformun kurulacağı ve üretimin buradan yapılacağı yetkililer tarafından açıklanmıştır.

Sonuç olarak, gelinen noktanın başlangıçta hedeflenen noktadan çok daha uzak olduğu görülmektedir. Yerli otomobil ile içten yanmalı motor ile güç aktarma sisteminin tasarımı ve imalatı noktasında bir çalışmanın yapılmayacağı, bu konunun hedeflerden çıkarıldığı ve bu konuda geç kalındığı, hiç olmazsa geleceğin teknolojisi olarak düşünülen elektrikli araçlar için çalışmaların yürütülerek bu fırsatın kaçırılmaması gerektiği ifade edilmektedir.

Özetle tüm toplum kesimleri tarafından kabul görecek ve kullanılabilecek bir yerli otomobilin izlenen bu stratejiler ile hayal olmaktan öteye geçemeyeceği anlaşılmaktadır. Net bir hedefin ortaya konulamaması, hedefe ulaşmak için uygun süreçlerin yürütülememesi, kamu otoritesinin net bir strateji tespit edememiş olması ve hedeflerin sürekli değişkenlik göstermesi bu konuda bir başarı elde edilememesinin en başta gelen sebepleridir.

Otomotiv Mühendisleri Derneği