Araç güvenliği değerlendirme ve derecelendirme sistemleri, otomotiv teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ve trafik kazalarının değişen doğası doğrultusunda sürekli olarak güncellenmektedir. Bağımsız bir değerlendirme kuruluşu olan Euro NCAP, kurulduğu günden bu yana tüketiciye yönelik araç güvenliği değerlendirmelerinde küresel ölçekte referans kabul edilen bir sistem oluşturmuştur. İlk yıllarda ağırlıklı olarak pasif güvenlik ve çarpışma anındaki yolcu korumasına odaklanan değerlendirme yaklaşımı, zaman içerisinde aktif güvenlik sistemlerinin ve sürücü destek teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla genişletilmiştir. 2020’li yıllarla birlikte, otomasyon seviyelerinin artması, sürücü dikkat dağınıklığının öne çıkması ve elektrikli araçların yaygınlaşması, mevcut değerlendirme çerçevesinin sınırlarını belirgin hâle getirmiştir. Euro NCAP 2026 protokolleri, bu sınırları aşmayı hedefleyen bütüncül bir güvenlik yaklaşımı sunmaktadır. Euro NCAP tarafından 2026 yılından itibaren uygulanacağı duyurulan yeni değerlendirme protokolleri, 2009 yılında yıldız derecelendirme sisteminin devreye alınmasından bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı metodolojik dönüşümü temsil etmektedir.
2026 yılı itibari ile uygulanacak protokollerdeki değişiklere geçmeden önce Euro NCAP değerlendirme yaklaşımındaki kritik tarihi basamaklardan bahsetmek faydalı olabilir. Şekil 1’de test metodolojisindeki kritik değişim noktaları Euro NCAP değerlendirme sisteminin yaklaşık otuz yıllık evrimini açık biçimde ortaya koymaktadır. İlk dönem (1997–2008), ağırlıklı olarak ön çarpışma ve pasif güvenlik testlerine odaklanırken; 2009 yılında yıldız derecelendirme sisteminin benimsenmesiyle birlikte aktif güvenlik ve sürücü destek sistemleri değerlendirme kapsamına dâhil edilmiştir.
Şekil 1. Euro NCAP test metodolojisinin tarihsel gelişimi
2014–2016 aralığında otonom acil frenleme (AEB) devreye alınması, değerlendirme yaklaşımını kazaların önlenmesine doğru yönlendirmiştir. Ancak bu durum pasif güvenlik kriterlerinden vazgeçildiği anlamına gelmemektedir zira aynı yıllarda devreye alınan boyun kamçı yaralanması (whiplash) protokolleri kaza sonrası önlemlerinde arttırılmaya devam ettiğinin göstergesidir. 2020 sonrasında ise ADAS kapsamı genişletilmiş ve gerçek trafik kazası senaryolarına daha yakın testler uygulanmaya başlamıştır. 2023 yılında motosikletli yol kullanıcıları ve bisikletli “dooring” senaryolarının değerlendirmeye alınması, yüksek riskli yol kullanıcılarına verilen önemin arttığını göstermektedir. Şekil 2’de Euro NCAP’in güvenlik yaklaşımının evrimi görülmektedir. Başlarda yıldız derecelendirmesinin ana belirleyicisi, gövde yapısı, emniyet kemeri/airbag sistemleri ve çarpışma dayanımı gibi pasif güvenlik unsurları iken; 2000’lerin ortalarından itibaren aktif güvenlik yaklaşımları ve özellikle ADAS tabanlı çarpışma önleme/azaltma fonksiyonları hızla önem kazanmıştır. Bu dönüşüm, “kaza olduktan sonra yolcu koruması” paradigmalarından “kazayı hiç oluşturmadan riskin düşürülmesi” paradigmasına geçişi temsil etmektedir. 2010’ların ortasında aktif güvenliğin payı tepe noktalara yaklaşırken, 2020’lerin ortasına doğru üçüncü bir katman daha belirginleşmektedir: insan odaklı güvenlik. Bu yaklaşım, sürücü izleme ve dikkat/uyku/dağınıklık tespiti, HMI (insan–makine arayüzü) uyumu, ADAS’ın yanlış kullanımını azaltacak etkileşim tasarımı ve kaza sonrası (post-crash) süreçlerin yönetimi gibi başlıkları öne çıkarmaktadır. Euro NCAP metodolojisinde yapısal bir paradigma değişimine giderek bu üçüncü katmanın etkinliğinin dikkate alınabilmesi için 2026 protokolleri ile taşıt güvenliğini; güvenli sürüş, çarpışma önleme, çarpışma koruması ve kaza sonrası güvenlik olmak üzere dört ardışık aşama altında ele alacağını duyurmuştur.
Şekil 2. Euro NCAP güvenlik yaklaşımının evrimi
2020–2025 döneminde kullanılan değerlendirme yapısı, Adult Occupant, Child Occupant, Vulnerable Road Users, Safety Assist olmak üzere dört ana başlık altında oldukça kapsamlı testler içermektedir. Ancak güvenliğin zamana yayılan bir süreç olduğu olgusu bu yapı içerisinde sınırlı kalmıştır. Başka bir ifadeyle bu yaklaşımda, sürüş sırasında sürücünün dikkat durumu, insan-makine arayüzünün (HMI) sürüş üzerindeki etkisi, kaza sonrası kurtarma ve müdahale süreçleri gibi konular parçalı biçimde değerlendirilmiş ve genel yıldız derecelendirmesi içinde ikincil bir rol oynamıştır.
Euro NCAP 2026 ile birlikte değerlendirme mimarisi köklü biçimde yeniden yapılandırıldığını duyurmuştur. Yeni yaklaşım, güvenliği Güvenli Sürüş (Safe Driving), Çarpışma Önleme (Crash Avoidance), Çarpışma Koruması (Crash Protection) ve Kaza Sonrası Güvenlik (Post-Crash Safety) olmaz üzere dört ardışık aşama üzerinden ele almaktadır. Bu yapı, araç güvenliğini sürüşün başlangıcından kaza sonrasına kadar uzanan bir zincir olarak tanımlamakta ve her aşamayı eşit ağırlıkta değerlendirmektedir.
Tablo 1. 2026 protokollerindeki başlıca farklılıklar
| Kategori / Aşama | Önceki Protokoller (2023-2025) | 2026 Yenilikleri ve Değişiklikler | Amaç |
| Genel Yapı ve Puanlama | Dört ana kategori: Adult Occupant, Child Occupant, Vulnerable Road Users (VRU), Safety Assist.
Ağırlıklı toplam puanla yıldız rating. |
Dört yeni aşama: Safe Driving, Crash Avoidance, Crash Protection, Post-Crash Safety.
Her biri ayrı % puan, minimum eşiklerle yıldız derecelendirmesi. 3 yıllık güncelleme döngüsü. |
Daha gerçekçi, kaza öncesi/sonrası odaklı bütüncül değerlendirme. |
| Güvenli Sürüş
(Safe Driving) |
Sürücü izleme sistemi (DMS) sınırlı puan (max ~2-9 puan), temel uyku/dikkatsizlik uyarısı. Temel emniyet kemeri hatırlatıcısı. | DMS ağırlığı artırılarak 25 puana çıkartıldı. Sürekli göz/başı takibi, alkol/uyuşturucu tespiti, tepkisiz sürücüde güvenli duruş. HMI değerlendirmesi (fiziksel düğme tercihi, kolay kullanım). Emniyet kemeri doğru kullanım tespiti. | Sürücü uyumunu artırarak kaza öncesi hataları azaltmak. |
| Çocuk Tespiti
(Child Presence Detection (CPD)) |
Tanımlı ama sınırlı gereklilikler, temel tespit. | Daha katı tanım ve yanıt zorunluluğu (etkili tespit ve müdahale). | Ölümcül olayları azaltmak amacıyla; Çocukların araçta unutulmasını önlemek.. |
| Kaza Önleme
(Crash Avoidance) |
AEB, Lane Support gibi sistemler için track testleri.
Temel senaryolar (yaya, bisikletli, araç). |
Genişletilmiş senaryolar: Motosiklet tespiti, kavşak/dönüş manevraları, ters hareket , Cyclist Dooring, düşük hız çarpışmaları, değişken hava/ışık/yol koşulları. Robustness testi (gerçek dünya varyasyonu), ISO uyumu, tahminsel davranış değerlendirmesi. Sanal test entegrasyonu. | Daha gerçekçi senaryolarla aktif güvenlik sistemlerini güçlendirmek. |
| Çarpışma Önleme
(Crash Protection) |
Standart ön/yanside crash testleri, sınırlı dummy çeşitliliği (yetişkin odaklı). | Daha geniş occupant çeşitliliği: Yaşlılar, çocuklar, farklı vücut tipleri. Sled testing + advanced virtual simulation ile destek. Restraint/airbag optimizasyonu farklı fiziklere göre uyum tespiti. | Pasif güvenliği çeşitlilikle iyileştirmek, gerçek dünya demografisini yansıtmak. |
| Çarpışma Sonrası
(Post-Crash Safety) |
Temel eCall.
EV’ler için sınırlı gereklilik. |
Gelişmiş eCall (occupant sayısı bildirimi)
Standart Rescue Sheets/Guides (ISO 17840) Multi-collision braking, otomatik ikaz ışıkları. EV’lere özel: Thermal runaway tespiti, batarya izolasyonu, 90 dk güvenli durum, yangın uyarısı. |
Kurtarma operasyonlarını hızlandırmak, özellikle EV risklerini yönetmek. |
2026 Protokollerindeki Başlıca Yenilikler
Euro NCAP 2026 protokolleri ile birlikte 2009 dan sonraki en radikal metodolojik değişimi gerçekleştirmiştir. Tablo 1’de 2026 protokollerinde yer alan farklılıklardan dikkat çekici olanları sunulmuştur. Bunları kabaca özetlemek gerekirse Euro NCAP 2026 protokollerinin öncekilere göre en dikkat çekici yönü, sürücünün araçla etkileşimini doğrudan güvenlik kriteri hâline getirmesidir. Temel sürüş fonksiyonlarının erişilebilirliği, sürücünün dikkatini yoldan ayırma potansiyeli ve hız limiti bilgisinin doğruluğu, artık sistematik olarak değerlendirilmektedir. Bu durum, insan-makine arayüz tasarımının estetik veya kullanıcı deneyimi konusu olmaktan çıkıp, ölçülebilir bir güvenlik parametresi hâline geldiğini göstermektedir.
Son yıllarda ülkemizde de sıkça yaşanan üzücü olaylardan biri olan araçta çocuk unutulması ve maalesef bazı vakaların ölümle sonuçlanması Euro NCAP 2026 protokollerinde kendine yer bulmuş görünmektedir. Önceki Euro NCAP protokollerinde çocuk güvenliği büyük ölçüde, çarpışma testleri ve sadece CRS montaj uyumu (ISOFIX vb.) üzerinden değerlendirilirken, 2026 ile birlikte “çocuğun varlığının algılanması” bağımsız bir güvenlik fonksiyonu hâline gelmiştir. Buna göre çocuk koltuğu varlığı ve doluluk güvenilir biçimde algılanmalı, sadece kemer gerginliği değil, gerçek doluluk ayırt edilebilmeli, çocuk varmış gibi yanlış algılama olmamalı, sistem, çocuk–yetişkin ayrımını yapabilmeli ve bebek–küçük çocuk ayrımı mümkün olmalı. Farklı senaryolarda doğru sınıflandırma yapabilme yeteneği 2026 protokollerine göre puanlamada belirleyici olacaktır. İlave olarak kaza gerçekleştikten sonra eCall’ın otomatik olarak devreye girmesi ve araçta kaç yolcu olduğu bilgisinin yanında çocuk yolcu bulunup bulunmadığının ve çocuğun hangi pozisyonda olduğunun (çocuk koltuğu içinde, yolcu koltuğunda vb.) bilgisinin de acil müdahale ekiplerine iletebilmesi beklenmektedir. Bu sayede acil müdahale ekiplerinin önceliklendirme yapabilmeleri de sağlanmış olacaktır.
Kaza sonrası güvenliğin ayrı bir değerlendirme başlığına dönüştürülmesi, 2026 protokollerinin diğer önemli yeniliklerinden biridir. Özellikle elektrikli araçlarda yüksek voltaj sistemlerinin izolasyonu, kapıların kaza sonrası açılabilirliği ve otomatik acil çağrı sistemlerinin sürekliliği, yıldız derecesi üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Pasif güvenlik, 2026 protokollerinde önemini korumakla birlikte daha kapsayıcı hâle getirilmiştir. Farklı vücut tipleri, yaş grupları ve oturma pozisyonlarını temsil eden test yaklaşımları ile sanal testlerin doğrulanmış biçimde kullanımı, gerçek dünya yaralanma risklerinin daha doğru modellenmesini hedeflemektedir.
Diğer bir farklılık ise ADAS sistemleri için getirilmiştir. Önceki protokollerde ağırlıklı olarak “çarpışmayı önleyip önlemediği” sorgulanan ADAS sistemleri, 2026 itibarıyla nasıl davrandıkları üzerinden de puanlanacağı anlaşılmaktadır. Gereksiz uyarılar, sert veya öngörülemez müdahaleler, sürücü kabulünü düşüren unsurlar olarak değerlendirme sonucunu olumsuz etkileyebilmektedir. Bu yaklaşım, ADAS kalibrasyonunun donanım kapasitesi kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bu yeni protokolün donanım seçimi, kontrol ve kalibrasyon konusunda üreticilere daha fazla sorumluluk yükleyeceği bir sürecin başlangıcı olduğu da düşünülebilir.
Sonuç olarak, Euro NCAP 2026 protokolleri, araç güvenliği değerlendirmesinde köklü bir paradigma değişimini temsil etmektedir. Protokollerin dört kategoriden dört yeni aşamaya evrilmesi güvenlik kavramının taşıtlar için sadece çarpışma sırasında önemli olduğu algısının yıkılması ve yeni bir başlangıcın ilk adımı olarak düşünülebilir. Güvenli sürüşten kaza sonrası müdahaleye kadar uzanan bütüncül yaklaşım, modern araçların gerçek trafik koşullarındaki güvenlik performansını daha doğru yansıtmayı amaçlamaktadır. Bu yeni çerçeve, gelecekte hem araç tasarımını hem de tüketicinin güvenlik algısını ve beklentisini belirleyen temel referanslardan biri olacaktır.
Prof. Dr. Hamit Solmaz
Otomotiv Mühendisleri Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı

